20.5.2019 19

EŞYA OBEZİTESİ

Evlerimizde giderek daha fazla dolaba ihtiyaç duyar hale geldik. Yatak odasındaki yetmedi, koridora, o da olmadı, oturma odasına. Buzdolaplarına sığamadık. Çekmeceler yetmedi? Bir o kadar fazlalığı bir yerlere sıkıştırma telaşı, bunun yanı sıra bitmek tükenmek bilmeyen ihtiyaçlar. İyi de bu eşya obezitesinin önüne geçebilmenin bir yolu, yöntemi yok mu?

sample

 

İnsan bir tüketimle aldığı keyfi miktarı artırarak çoğaltabileceği yanılgısına düşer. Oysa işin aslı hiç de sanıldığı gibi değildir.

İhtiyaç dediğin nedir ki? İhtiyaç hissi kişiden kişiye değişmektedir. İnsanların tatmin düzeyleri tatmin olabilme marifetleriyle ilgilidir der Deneyimsel Öğreti. Yani bir insan 2000 liralık kazancı ile kendisini zengin hissedebilirken kimileri 15000 kazanıp fakir gibi yaşayabilmektedir. 3 kazağa sahip olmak birileri için yeterli olabilirken birileri için çekmeceler dolusu olması yetersizlik hissi veriyor olabilir. Daha fazla satın almak, tüketmek insanda doygunluk hissi oluşturmaz. Her tüketimimiz giderek azalan sürelerle yeni açlık hissine sebebiyet verir.

 

Üretim odaklı bir yaşam: İnsanın doğası hizmet almaya alıştıkça bozulur. Oysa evde, işte, ailesinde üretime yönelik yaşamı olan kişiler fiziksel olarak daha yorgun olsalar da ruhen daha doyumludurlar. Yaşam alanlarımızı gözden geçirip üretime yönelmek tüketimi azaltır.

 

Sadeleştir, sadeleştir, sadeleştir: İnsan, ”evimde, dolaplarımda kullanılmayan nelerim var?“ diye düşünüp ayıklama işine giriştiğinde fark edebilir ki evi bir yaşam alanından ziyade depo haline gelmiş. Alın elinize kutuları, torbaları, kullanmadıklarınızı ayırın. Yaşam alanlarınızı sadeleştirin. Dolabınızda duran ve hiç kullanmadığınızı fark ettiklerinizi ihtiyaç sahiplerine verin.

 

 Anlık toplamalara bazılarımız alışığızdır. Bir heves başlarız düzenlemeye. Bundan sonra böyle yaşayacağım deriz belki. Sonra kısa bir süre sonra eski alışkanlıklarımıza döneriz. İnsanın yaptığı değişimlerde istikrarı yakalaması önemlidir. O sebeple önce zihnin, azın kıymetli olduğunu fark etmeye ihtiyacı vardır.

Sevdiğiniz için evinizde bol tükettiğiniz bir şey belirleyin. Örneğin dergi, kalem, bardak, çarşaf, ayakkabı, saat, kitap veya bu şey sizin için her ne ise. Bunlardan bir tanesini kendinize hedef olarak seçin. Sadece 1 ya da en fazla 2 tanesini ayırıp kalanını başkalarına verin. Ve sonra ondan nasıl ve ne kadar faydalandığınızı gözleyin.

 

Eğer bu süre içerisinde verdikleriniz yerine yenilerini almadıysanız azın bereketini siz de fark edenlerden olabilirsiniz.

 

Yorumlar

Mutahhar sevinç
2.8.2019

Günümüzün hastalığı tüketim ve biz aldıkça alıyor ve birgün lazım olur diye dolapları İşgal eden bir sürü gereksiz eşya biriktiriyoruz. Sadeleştirebiliz inşAllah

Esra değirmenci
25.7.2019

Yüksek yüksek ayakkabılar yere basmayan topuklar... Aldığım ayakkabılardan kurtulmak kolay olmadı. Harcadığım para, seçmek için ayırdığım zaman, kalitesi, görüntüsünün verdiği zevk... O kadar çoktular ki! İhtiyaçtan almadığım kesin. Azalttım ama canım yandı. Elimdekilerle mutluyum ?? yüküm hafifledi. Aslında daha azı da yeterli. Bazı insanlar bir spor bir klasik yıllarca idare ediyor. Keyifle giyiyor. Yani bunun miktarla alakası olabilir mi? Alayım alayım nereye kadar? Öyle olsaydı bir ayakkabısı olan keyif almazdı. Az olsun öz olsun ihtiyaç karşılasın teması bol bol olsun...

Makaleye Yorum Bırakın