21.6.2020 19

KÖLELİK GERÇEKTEN BİTTİ Mİ?

Köle deyince ilk akla gelen nedir? Zincirler ayağında ya da boynunda zorla çalıştırılan, susuzluktan dili damağı kurumuş, yorgunluktan bitkin düşmüş insanlar. Öyle bir yorgunluk ki kazmayı kullanırken nerdeyse hayatının son hareketini yapıyormuş gibi… Mısır Piramitleri deyince ilk akla gelenlerden biri yapımı sırasında ölen köle sayıları: “Biliyor musun piramitler yapılırken 200 kişi ölmüş. Yok ya 2bin kişi ölmüş. Yok yoook 2500 diyorlar. Neyse ki artık kölelik kalmadı. Çok şükür özgürüz” diye seviniyor insan. Peki kölelik gerçekten bitti mi?

sample

Odalara sığmayan, içinden 10 tanesi kaybolsa yokluğunun farkına varamayacağı oyuncakları varken; evdekilere çok benzeyen yeni bir oyuncak araba alınmadı diye kendini yerlere atan, annesine vuran çocuk oyuncakların kölesi değil mi? Ben yaşamadım çocuğum yaşasın diye vicdanını rahatlatan anne çocuğunun kölesi değil mi?

Eskiden köleler köle olduklarının farkındalardı. Bir kısmı durumu kabul edip böyle doğduk böyle ölmek zorundayız derdi. Bir kısmı da özgürlüğe kavuşacağı günlerin hayalini kurardı ama durumlarının farkındalardı.

Bugünün insanları esaretlerinin ne kadar farkındalar? 3 kişilik bir ailenin tüm üyeleri aynı anda farklı odalarda otursalar bile en fazla 3 oda yeterliyken, neden insan geleceğini ipotek altına aldırıp, ille de villam olsun ister?...

Sayısını bile bilmediğimiz, çoğunu kullanmadığımız, hatta etiketini bile çıkarmadan dolaplarda modası geçen kıyafetlerimiz…

Bu kıyafetleri alabilmek için sağlığını kaybeden bizler…

Tam taksiti bitmişken bu arabanın modası geçti diye değiştirdiğimiz arabalarımız…

Sahi ne kadar özgürüz...?

İnsan bir şeylerden vazgeçemezken ne kadar özgür olabilir?

Eskiden de insanlar böyle miydi? Tek maaşla 3 çocuk okutup başlarını sokabilecekleri bir ev alabilirlerdi. Anne mutfak harçlıklarından arttırdıklarıyla kendine bir bilezik alabilirdi. Mahallede bir araba olurdu ve acil durumlarda ondan yardım istenirdi. İnsanlar bundan da hiç şikayetçi olmazdı.

Şimdi ise tapusu bize ait olmayan ama bizim olduğunu sandığımız evimizin önünde ruhsatında adımızın geçmediği son model arabalarımız var...

Hangimiz daha zengin; büyüklerimiz mi, biz mi?

Hangimiz daha özgür; büyüklerimiz mi, biz mi?

İnsanın özgür olabilmesi için önce bağımlı olduğunun farkına varabilmesi gerek. Deneyimsel Tasarım Öğretisi insanın bilincini açarak hayatta bulunduğu durumu ona gösterir. İnsan olayların içindeyken gerçeği göremeyebilir. Görünmez zincirlerle bir yerlere bağımlı olduğunun farkına varamayabilir.

Hayatında hiç özgürlüğü yaşamamış ama kendini çok özgür sanan insanoğlu…

Zamanla gerçeği öğrenip özgürleştikçe, önceden yaşadığı esaretleri gördükçe özgürlüğün tadını iliklerine kadar yaşamak…

İnsanoğlu keşke gerçek özgürlüğün tadına varabilse…

Yorumlar

Bu yazıya henüz bir yorum eklenmemiş, İlk yorum ekleyen siz olun..

Makaleye Yorum Bırakın