1.5.2019 19

Masum Görünen Sahneler

Nasıl başlamıştı her şey? Bu kadar masum başlayan hikâye nasıl bu noktaya gelmişti. Masum olan hikâye miydi, hikâyenin kahramanları mı? Üç masum arkadaşın evcilik oynarken ince dalları ağızlarına almasıyla mı başlamıştı oyun? Küçücük bir oyun sahnesinden nasıl gelmişti bu noktaya kadar… Şimdi sahne ne kadarda büyüktü. İnce dalla başlayan bağımlılık fark edilmeden nasılda kök salmıştı yaşamlarına.

Başlarda çok çekici gözükmüştü büyüklerin dünyası, o tatlı sohbetlere girmenin yoluydu eldeki ince dallar! Ama yetmemişti işte kabul edilmemişlerdi o koyu sohbetlere. Kabul görme isteğiyle daha da sahip çıkmışlardı ince dallarına.
İnsanoğlunun kabul görme isteği nasılda esir almıştı yaşamlarını. Tek istedikleri kabul görmekken her güne yeni bir bağımlılık ekleyeceklerinden habersiz...

sample

 

Artık siyahta beraber olan suç ortaklarıydı onlar, bunu yapıyorlarsa tam yapmalıydılar… İnce daldan duman çıkmıyordu, gerçeğini deneyimlemeliydiler... Gerçek zannettikleri şeyin onları beyazdan uzaklaştıracağını görmeden uzandı elleri paketlere. Satın almaya bile izinleri yokken kuytu köşelerde içmeye başladılar. Dumanın tamamı dışarıdayken içlerinden biri çıkıp‘’Bu böyle olmaz, size öğreteceğim’’ dedi. Ve öğrendiler ilk siyahlığın ince detaylarını...
Siyaha girmek nasılda kolaydı, ulaşabilmeleri düşündükleri kadar zor olmamıştı. Bir süre sonra okul üniformaları üzerlerinde rahatça uzattılar parayı. Rahatça dumanı çıkabilsin diye yerler aradılar kendilerine. Küçücük bedenleriyle büyüklerin dünyasında olmaya başladılar, ellerinde içtikleri de neydi o gündüz vakti. Büyük kupalarla içtikleri sarı, köpüklü şey. Yok, onlar denemezdi ki, onlar sadece özendikleri o ortamda olmak için ince dallarla geziyorlardı.
İçtiklerinden de pek bir şey anladıkları söylenemezdi ama herkes elinden düşürmediğine göre bir anlamı vardır diye düşündüler. Anlam veremedikleri halde okul vakitlerini bile ona göre ayarladılar.
Herkes yaptığına göre vardır bir anlamı deyip eşleştiler yaşamlarına gelen siyahlıklarla. Öğrendiler tek tek nasıl yapılması gerektiğini ince ayrıntılarıyla. İnce dalların yanında serin bir şeyler olmalıydı içilecek. Öyle söylemişti arkadaşları, vardır bir bildikleri deyip onu da aldılar ellerine. En güvendiği arkadaşları varken yanlarında ne önemi vardı ki zaten yapılanların.
Hem onlar bağımlı değildiler ki, ince dalların kutusunu bile taşımıyorlardı. İsterlerse bırakabilirlerdi ama ne gerek vardı şimdi. Okuldan kaçtıklarında nereye giderlerdi, şimdi gittikleri ait oldukları bir yer vardı onların. Arkadaşının ‘’Bacasından değil her tarafından duman çıkan köhne cafe’’ dediği yer onlar için büyüklerin dünyasıydı..İçlerinden bir ses ‘’sizi kıskanıyor’’ diyordu,’’arkadaşlığınızı,eğlencelerinizi’’ Öyle olmalıydı yoksa orası köhne değildi onlara göre...
O günden sonra hep onlara göre oldu...
Öğretildi siyahlıklar adım adım...
Öyküde öğrenmeye hazır bir öğrenciydi...
Hayat nerede öğrenmek istersin diye sordu ona Siyahta mı, Beyazda mı?
Öğrenme hakkını nerede kullanmak istersin? Siyahta mı, Beyazda mı?
Nerede kabul görmek istersin? Siyahta mı, Beyazda mı?
Siyah en büyük kozunu kullandı! Masumca yanaştı, Bağımlılıklar deryasına masum bir istekle adımını atmasını sağladı.
Yirmi beş yıl boyunca ben bağımlı değilim ki dedirtti ona iç sesi.
İstediğim zaman bırakabilirim,
‘’Hem ne gerek var ki şimdi’’ dedi kimi zamanlar içinde ki ses... Çok gerekli olduğunu fark etmeden söylendi durdu oda...
Siyahın isteğiydi o kendi isteği sandı, konuşanı iç sesi zannetti. Masum bir istekle başlayan adımı ince ince dokundu yaşamında.
Siyaha attığı ilk adımla içindeki sesler birbirine karıştı. Hangisi siyah, hangisi beyaz karar veremez oldu. Önemli kararların arifesinde iç sesleri daha da karışır oldu, anlam veremedi önce. Oysa o gerçeği anlayabilirdi, anlayamıyordu işte. Verdiği kararların sonuçları iç açıcı değildi, bedelleri ağırdı. Ne zaman gerçekten uzaklaşmıştı böyle...
Geçen yirmi beş yılda nelere bağımlı olmuştu böyle,
Kabul görme isteğiyle ne çok yanlışlar yapmıştı, siyaha beyaz demek zorunda kaldığı günler nasılda çoğalmıştı.
Hayatına giren her bağımlılıkta aynı kelimeleri kullandığını fark etmeden geçti yirmi beş yıl.
Son zamanlarda birbirini takip eden bağımlılıkların başlangıç noktasını düşündü durdu.
Nerede başlamıştı bu hikâye? Siyaha giriş biletini nerede almıştı?
Oysa başlangıçta çok masumdu her şey!

Yorumlar

Bu yazıya henüz bir yorum eklenmemiş, İlk yorum ekleyen siz olun..

Makaleye Yorum Bırakın